Flaş Haber Yeni

ENKAZ ALTINDAN GELEN O SESİ HİÇ UNUTAMADI BURDURLU İTFAİYECİ DEPREM GÜNLERİNİ ANLATTI

ENKAZ ALTINDAN GELEN O SESİ HİÇ UNUTAMADI BURDURLU İTFAİYECİ DEPREM GÜNLERİNİ ANLATTI

ELİF’İN SESİ HÂLÂ KULAĞIMDA” BURDURLU İTFAİYECİNİN DEPREMDE UNUTAMADIĞI ANLAR

6 Şubat depremlerinin ardından arama kurtarma çalışmaları için Kahramanmaraş’a giden Burdur İtfaiyesi ekibinde yer alan itfaiye personeli Ali Eryılmaz, günler süren enkaz görevinde yaşadıklarını Çağdaş Burdur Gazetesi muhabirine anlattı. Depremin büyüklüğünü yolda öğrendiklerini belirten Eryılmaz, kurtardıkları kadar kurtaramadıklarının da hafızalarından silinmediğini söyledi.

Depremin olduğu sabah Burdur’dan iki ekip halinde 18 kişi yola çıktıklarını anlatan Eryılmaz, “Yarım saat içinde çıkış yaptık ama depremin büyüklüğü hakkında net bilgimiz yoktu. Yolda ikinci büyük depremin olduğunu öğrendik. Telefonlar da çekmiyordu. Öğlen olan depreme yolda yakalandık” dedi.

FELAKETİN BOYUTUNU NURDAĞI’NDA ANLADILAR

Kahramanmaraş’a giderken Nurdağı’nda yakıt almak için durduklarını belirten Eryılmaz, o an felaketin boyutunu fark ettiklerini dile getirdi. “Herkes oradan kaçıyordu. Araçlar doluydu, insanlar panik içindeydi. Elektrik yoktu, internet yoktu. Kart geçmediği için ekipteki arkadaşlarla ceplerimizdeki nakit paraları birleştirip yakıt alabildik. Yukarıdan baktığımızda her yer yıkık vaziyetteydi. O manzarayı görünce olayın büyüklüğünü anladık” ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş merkeze akşam saatlerinde ulaştıklarını belirten Eryılmaz, şehirde zifiri karanlık, şiddetli yağmur ve büyük bir panik havası olduğunu söyledi. AFAD Koordinasyon Merkezi’ni sora sora bulduklarını anlatan Eryılmaz, görevlendirmelerin internet olmadan, gelen ihbarların yazıldığı bir tahta üzerinden yapıldığını belirtti. Burdur ekibi olarak Ebrar Sitesi’ne yönlendirildiklerini söyledi.

MUSTAFA AMCA VE ARDINDAN GELEN ÇOCUK SESİ

Ebrar Sitesi’ne vardıklarında 4 saat süren çalışmayla Mustafa isimli bir vatandaşı sağ çıkardıklarını anlatan Eryılmaz, asıl unutamadığı anın bundan sonra yaşandığını söyledi. “Mustafa amcayı çıkardıktan sonra içeriden bir çocuk sesi geldi. Daha önce hiç ses yoktu. Saatler sonra o sesi duymak mucize gibiydi İtfaiye araçlarımızı görünce etrafımıza toplandılar. Ses gelen yeri gösterdiler. Gönüllüler çalışıyordu ama profesyonel ekip yoktu. Hemen ekipmanları indirip çalışmaya başladık” dedi. İlk saatlerde küçük bir kız çocuğunu enkazdan sağ çıkardıklarını belirten Eryılmaz, yağmur altında sırılsıklam çalıştıklarını ancak o anlarda ne soğuğu ne açlığı düşündüklerini ifade etti.

Enkaz altındaki çocuğun adının Elif olduğunu ve 7 yaşında olduğunu belirten Eryılmaz, onunla sürekli konuşarak moral vermeye çalıştıklarını anlattı. “Bize babasının yeni ayakkabı aldığını anlatıyordu. Oyuncaklarını seviyordu. ‘Beni buradan çıkarabilir misiniz?’ diyordu. Dışarıda dedesinin ve ninesinin beklediğini söyledik. Sürekli konuşarak sakin kalmasını sağladık” ifadelerini kullandı. Uzun ve dikkatli bir çalışmanın ardından Elif’in sağ çıkarıldığını, ancak ailesinin hayatını kaybettiğini öğrendiklerini söyledi. “Bu olay benim için çok farklıydı. Belki çocuk olması, belki kendi çocuğuma yakın yaşta olması… Elif’in sesi hâlâ kulağımda” dedi.

GÜNLERCE AYNI KIYAFETLE ÇALIŞTILAR

Depremin ilk günlerinde temel ihtiyaçlara ulaşamadıklarını anlatan Eryılmaz, “8 gün boyunca aynı ıslak kıyafetlerle çalıştık. Yedek kıyafet yoktu. Doğru düzgün yemek yoktu. Dışarıda bekleyen insanlardan biri çikolatasını, bir suyunu bizimle paylaştı” diye konuştu.

Ailesiyle iki gün boyunca iletişim kuramadığını belirten Eryılmaz, “Onlar bizi televizyonlardan görmüş ama biz onların iyi olup olmadığını bilmiyorduk. Bu da insanı çok zorluyor. Bir çocuğu kurtardığında kendi aileni düşünüyorsun. Bu insanı çok zorluyor” dedi.

Görev süresince 50 kişiyi sağ kurtardıklarını, çok sayıda kişinin ise hayatını kaybetmiş halde enkazdan çıkarıldığını söyleyen Eryılmaz, yakınlarını kaybeden ailelerin yaşadıklarının da unutulmadığını dile getirdi. “İnsanlar en azından cenazelerine ulaşmak istiyordu. Bazen tanınmayacak haldeki yakınlarını üzerlerindeki bir eşyadan ya da künyeden tanıyorlardı. Bu görüntüler insanın içinden çıkmıyor” dedi.

“İTFAİYECİ KORKMAZ, YETİŞEMEMEKTEN KORKAR”

Bu kadar büyük bir felakette korkudan çok yetersiz kalma endişesi yaşadıklarını vurgulayan Eryılmaz, “İtfaiyeci korkmaz. Sadece daha fazla insana ulaşabilir miyim diye düşünür” ifadelerini kullandı. Ekip çalışmasının hayati olduğunu, eğitimli olmanın sahada büyük avantaj sağladığını, arızalanan ekipmanların ise gönüllülerin getirdiği malzemelerle tamamlandığını söyledi.

HAYAT DEVAM EDİYOR AMA UNUTULMUYOR

Son olarak Deprem sonrası bazı kurtardıkları kişilerle zaman zaman görüştüklerini ancak hayatın akışı içinde bunun her zaman mümkün olmadığını belirten Eryılmaz, yaşananların ise unutulmadığını ifade etti. Her yıl 6 Şubat’ta, depremin olduğu saatlerde Burdur İtfaiyesi’nde anma programı düzenlediklerini söyleyen Eryılmaz, “Unutmamak ve hazırlıklı olmak zorundayız” dedi.

Beyza Nur AKÇAY